3 Şubat 2026 Salı

Medhal-i Kavaid'den İktibasat

    Ahmed Cevdet Paşa'nın Kavaid-i Osmaniye'nin tederrüsünden önce ona bir hazırlık olarak telif ettiği Medhal-i Kavaid'in zeylinde "lisan-ı Osmanide zebanzet olan masadır-ı mücerrede bi'l istikra zapt olunup" ben de onlardan anlamlarını bir çırpıda söyleyemediklerimi buraya not almaya karar verdim.

    Bundan maksut, 19. asırda zebanzet olan Türki fiillerin hangilerinin bana şöyle veya böyle yabancı veya istenen rütbede aşina olmadığını zapt ve lüzum görülürse bazısını vokabülerime ithaldir.

    Cevdet Paşa bu kelimeleri sünai, sülasi ve rübai diye üçe ayırarak inceleyip en son "lisan-ı Osmanide beş harfli masdar-ı mücerret bulunur ise de pek nadirdir, ısmarlamak gibi" diyor. İşte yazı yazmaya Arapça öğrenerek başlayınca bütün anlayış değişiyor, ne acayip. Aşağıdaki liste de bu sırayı takip ediyor olmalı ama aktarırken hata yapmış olabilirim çünkü Paşa'nın harfleri nasıl saydığını tam anlamadım. Okutucu harfleri saymıyor falan belli ki ama meh, bana ne.

gedmek: gedik açmak. wOw

yedmek: Bunu görüp duruyorum sözlüklerde ama meriyetten sakıt olalı çok olmuş belli ki. İnsanların bildiği ama kullanmadığı bir fiil olsa gerek, yazılı göremiyorum çünkü. "beraberinde, yedeğinde götürmek, yedeklemek" demiş Kubbealtı. yedeklemek "to save to memory" demek la.

esirmek: tabii ki esrimek demek.

ırlamak: Bunun zebanzet sayılması hoş.

badaşmak: Taramada veya Kubbealtında yok. Ötüken "bir iş veya oyun için eş tutmak, eşleşmek" ve "aynı işi yapacak eşler için kendi aralarında uyuşmak, anlaşmak" demiş.

tökezimek: tökezlemek. Nişanyan'ın tökezlemeye verdiği etimoloji açıkça yanlış: Türkçede "tökez" yok. 

sölpümek: Kubbealtında "sölük duruma gelmek"... pörsümek yani.

kağşamak: gevşemek, ek yerleri oynamak, dağılmaya yüz tutmak. 

kanırmak: belli ki kanırtmakla aynı. Kubbealtında tanıklarıyla var.

kınıkmak: Tarama "iştahlanmak; kanıkmak, kanıksamak" demiş. Tanık cümleleri sırasıyla "Cenge tergip ettikçe herkes kınığup ejder-i heft-sere (hidraya) döndü" ve "el-ihtisasü: bir nesneye ılıkmak ve kınıkıp çekinmek". ılıkmak maddesi Tarama'da yok...

kalıgmak: bulamadım. Belli ki çeviryazıyı hazırlayanlar da bulamamış, çünkü kalıgmak diye kelime olmaz Türkçede.

gicişmek: gidişmek demek ki "hafifçe yanış kaşınmak". Kaşınmaktan daha hafif sanırım. Bana çocuk dili gibi geliyor hep; sorsan aklıma gelmez.

kertmek: Bana sorsan çentmek derdim.

ırgalamak: "ilgilendirmek" anlamı argodan oturmuş. Aslı "yerinden oynatmak, sarsmak" falan demek olup ırgamakla aynı. Bununla ilgili Kubbealtı "ırgandı köprü" maddesini de vermiş ki "bocurgatla kaldırılıp indirilen köprü" demek. bocurgat ne la...

ayıtlamak: ayıklamak, temizlemek. ayırt-la- şeklinde olup iştikakı zebanzeti olan ayıklamaktan daha açık. "ayık" huşyar demek?

belinlemek: Kubbealtında "birden gözlerini açıp şaşkın şaşkın etrafına bakmak, şaşırmak" denmiş. Belli ki "belermek"le ilgili.

tüskürmek: "hapşırmak" anlamında tıksırmakla aynı olması mümkün fakat Ötüken "geri çevirmek, püskürtmek" de demiş ki Tarama Sözlüğü de aynı anlamı verip Naima'dan iktibasen "Cenk suubet peyda edip Murtaza Paşa levendatın geri tüskürdüler."

yassılmak: yassı duruma gelmek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder